Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2013 Cumartesi

Pause # 53




  Deniz:İçtin mi sen yine? 
  İçince kötü biri oluyosun dedim sana kaç kere 
  Ben gidiyorum.
  Akın:Ben zaten kötüyüm kızım...


   0:20:12 - Çakal (2010)

8 Haziran 2011 Çarşamba

Pause # 52


Ned Kelly:Lying low, living in caves, you get to learn sometimes.
Eventually, you can read soils and rocks like books.
I've watched gravel fade.
Dust settle into crust.
I've seen drips of water...turn to stone that defied gravity.
I've turned blood red with cave mud.
I've been a bloody rock.


0:58:45 - Ned Kelly (2003)

7 Şubat 2011 Pazartesi

Pause # 51


Narrator:I felt like putting a bullet between the eyes of every Panda that wouldn't screw to save its species.
I wanted to open the dump valves on oil tankers and smother all the French beaches I'd never see.
I wanted to breathe smoke.


01:36:37 - Fight Club (1999)

27 Ocak 2011 Perşembe

Pause # 50



Tyler Durden: You're not your job.
You're not how much money you have in the bank.
You're not the car you drive.
You're not the contents of your wallet.
You're not your fucking khakis.
You're the all-singing, all-dancing crap of the world.


01:24:50 - Fight Club (1999)

Felon

2008 yapımı Felon, Amerika'da artık nerdeyse bir türe dönüşmek üzere olan hapishane temalı bir film.Wade Porter(Stephen Dorff) evlenmek üzere olduğu sevgilisi, çocuğunun annesi Laura ile mutlu bir hayat sürerken bir gece aniden hayatı değişir.Evlerine giren hırsızı kovalarken elindeki beyzbol sopasını kullanınca hırsızı mezara, kendisini cezaevine gönderir.Ölümün evin bahçesinde olması sebebiyle bir nefsi müdafa da söz konusu olmadığı için Wade ağır ceza mahkumlarıyla aynı yere sevkedilir.Bu sevk sırasında otobüste gerçekleşen cinayete de bir şekilde bulaşan Wade, sorguda işbirliğine yanaşmayınca cezası katlanır ve kendini azılı suçluların, seri katillerin yattığı yüksek güvenlikli cezaevinde üstelik gardiyanların tuhaf yöntemleriyle sürekli dövüşmek zorunda olduğu bir durumda bulur.Wade'e hayatının en zor döneminde yardım beklemediği birinden, hücresini paylaştığı müebbet mahkumu John Smith'ten (Val Kilmer) gelir.Öncelikle Val Kilmer'ı sonunda adına yakışır bir yardımcı rolde görmek mutluluk verici.Sakalı, dövmeleri, kendi yarattığı felsefesiyle John Smith rolünün altından hakkıyla kalkmış Kilmer.Wade'in güzel sevgisi Laura'yı oynayan Marisal Nichols ile cezaevindeki teğmen Jackson rolündeki Harold Perrineau'nun da performanslarıyla oyunculuk bakımından eli yüzü düzgün bir iş çıkarmış yönetmen Ric Roman Waugh.Özellikle kavga sahnelerinde kullandığı yakın çekimle temponun düşmesini de önlemiş sıklıkla.Cezaevinde yaşamanın ya da çalışmanın insanlara, onların ailelerine etkisini, mahkum psikolojisini gerçekçi performanlarla yansıtan başarılı bir yapım Felon.

24 Ocak 2011 Pazartesi

Pause # 49


Lefty:If you're a rat, then I'm the biggest fucking mutt in the history of the Mafia.

01:52:47 - Donnie Brasco (1997)

7 Ocak 2011 Cuma

Pause # 48


Carlito Brigante:You ain’t a lawyer no more, Dave.
You’re a gangster now.
You’re on the other side. Whole new ball game.
You can’t learn about it at school, and you can’t have a late start.


01:35:46 - Carlitos Way (1993)

13 Aralık 2010 Pazartesi

Pause # 47



Vincent:So you never wanted a regular type life?
Neil:What the fuck is that? Barbeques and ballgames?
Vincent:Yeah.
Neil:Regular type life, like your life?
Vincent:My life? No.. no, my life's a disaster zone. I got a stepdaughter so fucked up because her real father's this large-type asshole. I got a wife, we're passing each other on the down-slope of a marriage — my third — because I spend all my time chasing guys like you around the block. That's my life.
Neil:A guy told me one time, "Don't let yourself get attached to anything you are not willing to walk out on in 30 seconds flat if you feel the heat around the corner." Now, if you're on me and you gotta move when I move, how do you expect to keep a... a marriage?
Vincent:That's an interesting point. What are you a Monk?
Neil:I have a woman.
Vincent:Yeah, what do you tell her?
Neil:I tell her that I'm a salesman.
Vincent:So, if you spot me comin' around that corner...You just gonna walk out on this woman? Not say good-bye?
Neil:That's the discipline.

1:27:05 - Heat (1995)

The American

Klip yönetmenliğinden gelen Hollandalı Anton Corbijn'in yönettiği ''The American'' kiralık katil rolündeki Clooney'in sürüklediği bir film.Jack (Clooney) alışık olunmadığı üzre kendisine kız arkadaş edinmiş, sonucunda da nedenini bilemediğimiz ve film boyunca öğrenemediğiz şekilde İsveçliler tarafından saldırıya uğramıştır.Patronu Pavel tarafından İtalya'da Castelvecchio adlı bir kasabaya saklanması ve Mathilde isimli başka bir suikastçiye silah yapması için yollanır.Demirden, silahtan iyi anlayan Jack bir yandan dürbünlü tüfeği yaparken diğer yandan kendisini orda da bulan İsveçlilerle uğraşır.Asosyal ve yalnız bir hayat süren Jack, gittiği randevu evinde tanıştığı güzel fahişe Clara'yla samimiyeti ilerletince patronunun hışmına uğrar ve yaptığı silah üzerinde denenmek ister.İtalya'nın güzel doğa görüntüleri ve Clooney'in soğuk bakışlarıyla hakkını verdiği rolünün (özellikle finalde vurulduktan sonraki direksiyon başındaki hali) dışında fazla bi numarası olmayan film, kurallarını yıkanın ve silahla yaşayanın mutlu olamayacağı klişesiyle sona eriyor.Aksiyon sahnelerine gerekli özen verilmemiş hatta vurulma sahnesindeki mantık hatası da can sıkıcı.Clooney için izlenir mi? İzlenir, daha sonra takasa verilir.

30 Kasım 2010 Salı

Pause # 46



Tyler Durden:It's only after we've lost everything that we're free to do anything.

01:04:00 - Fight Club (1999)

27 Kasım 2010 Cumartesi

Pause # 45


Mike: Christof, let me ask you;
Why do you think Truman has never come close to discovering the true nature of his world, until now?

Christof: We accept the reality of the world with which we are presented. It's as simple as that.

1:06:10 - The Truman Show (1998)

21 Kasım 2010 Pazar

Pause # 44


Tyler Durden: You don't know where i've been Lou!
You don't know where i've been...


01:13:48 - Fight Club (1999)

20 Kasım 2010 Cumartesi

Cop Out

Son zamanlarda artık alışılagelmiş hale gelmeye başlayan fırlama siyahi polis ile olgun beyaz polisin maceralarının anlatıldığı Cop Out basit konusunun yanında vasatın üstü esprileriyle sıkılmadan izleniyor.Seann William Scott'ın da kaçık bi hırsız rolüyle katkı yaptığı filmde Tracy Morgan'ın Monster Ball'daki Halle Barry taklidi görülmeye değer.

4 Kasım 2010 Perşembe

Pause # 43


John Doe: Wanting people to listen, you can't just tap them on the shoulder anymore. You have to hit them with a sledgehammer, and then you'll notice you've got their strict attention.

01:38:24 - Se7en (1995)

3 Kasım 2010 Çarşamba

Pause # 42


Donnie Brasco: All my life I've tried to be the good guy, the guy in the white fucking hat. And for what? For nothing.
I'm not becoming like them; I am them.


01:48:11 - Donnie Brasco (1997)

MACHETE: Rodriguez&Mexico vs. America

Yıllardır sabit kötü adam rolüne yapışmış Danny Trejo'ya baş rol verip ondan kahraman yaratma fikri Grindhouse: Planet Terror'da iyi bi espri olarak kalmıştı akılda.TV'de gözüken Machete fragmanı klasik Amerikan aksiyonlarına göndermesiydi Rodriguez'in.Ancak bunu bütün bir filme yayma fikri ancak onun uçukluğunda bir yönetmenden beklenirdi.Başından
ne olduğunu belli eden film Trejo'yu halk kahramanı olarak alırken onun Amerika'ya ve sınır politikalarına karşı olan amansız ve absürd mücadelesini anlatıyor.Başta De Niro olmak üzere karikatürize edilmiş karakterlerle nerdeyse tüm Amerika nefretini sunan Rodriguez, tüm film boyunca elinde satırla dolaşan kahramanının bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle kendince tüm kalıpları altüst ediyor.Evet bu kez karizmatik Amerikalı yerine çirkin Meksikalı başrolde.Güzel kızları götüren, yeri geldiğinde onlarca kişiye karşı savaşan, belediye başkanının, hatta CIA'in kirli çamaşırlarını döken yine Meksikalı.Artık gittikçe sıkan Desperado numaralarını da filmin sonuna serpiştiren Rodriguez'in, bir yandan eğlenip, bir yandan para kazanması, bunun yanında olur olmaz her Amerikan karşıtı şeye alkış tutmaya meraklı sinema seyircisini de yanına alıp kendi ülkesinin milliyetçiliğini de yaparak amacına ulaşması iyi hoş kendi açısından tabiki.Ama iyi film izlemek derdinde olanlar için Kurtlar Vadisi, hatta yer yer Battal Gazi tadı veren iki saate yakın sabun köpüğü, Rodriguez'in kariyerinde umarım Sin City gibi başyapıtlar için para kazandığı filmlerinden biri olarak kalır.Ama Rodriguez bu, Machete'ye devam filmi yapıp abartabilir de.İsim aramasına da gerek yok bu kafayla ''Viva la Mexico'' deyip işin içinden çıkar.

23 Ekim 2010 Cumartesi

Pause # 41


Carlito Brigante: Somebody’s pullin’ me close to the ground. I can sense, but I can’t see. I ain’t panicked, I been here before.
Same as when I got popped on 104th Street. Don’t take me to no hospital, please. Fuckin’ emergency rooms don’t save nobody.
Sons of bitches always pop you at midnight when all they got is a Chinese intern with a dull spoon.

0:03:47 - Carlitos Way (1993)

21 Ekim 2010 Perşembe

Pause # 40


Eady: You travel a lot?
Neil McCauley: Yeah.
Eady: Traveling makes you lonely?
Neil McCauley: I'm alone, I am not lonely.

0:29:16 - Heat (1995)

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Pause # 39


Tyler Durden: In the world I see - you are stalking elk through the damp canyon forests around the ruins of Rockefeller Center.
You'll wear leather clothes that will last you the rest of your life.
You'll climb the wrist-thick kudzu vines that wrap the Sears Tower.
And when you look down, you'll see tiny figures pounding corn, laying strips of venison on the empty car pool lane of some abandoned superhighway.


01:41:41 - Fight Club (1999)

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Pause # 38


Tony Montana: Me, I want what's coming to me.
Manny: Oh, well what's coming to you Tony?
Tony Montana: The world chico...and everything in it!

0:41:13 - Scarface (1983)